13 Ağustos 2026 Perşembe

Dijital Basının Öncüsü: Mehmet Ali Arslan

1975 yılında Ardahan’ın tanınmış Hoçvan Kora (Bayramoğlu) Köyü’nde doğan Mehmet Ali Arslan, 1987’de ailesiyle İstanbul’a yerleşti ve 1995’teki askerlik dönemiyle birlikte gazetecilik dünyasına ilk adımını attı. İnternet medyasının Türkiye’deki ilk dönemlerinde "İnternete ilk Alemde tek" söylemi ve "Yazıyorum Çünkü Herkes okuyor" anlayışıyla dijital habercilikte yenilikçi bir dönem başlatan Arslan, geleneksel basının dijitalleşme sürecine yön vererek birçok yayının e-gazetecilik modeline geçişini teşvik etti. 2014 yılında bağımsız cumhurbaşkanı adaylığı süreciyle kısa süreli bir siyasi deneyim yaşayan usta gazeteci; Türkiye’nin ilk Kürtçe ve İngilizce internet gazetelerinin yanı sıra Sarıyer, Beykoz, Esenyurt, Ardahan ve Kars’ın ilk İngilizce yayın yapan haber platformlarını kurarak yerel, ulusal ve uluslararası haberciliği aynı çatıda buluşturdu. Sarıyer’den Esenyurt’a, Ardahan’dan Iğdır’a kadar uzanan bölgesel mecraların yanı sıra İmparator, Name ve Kral gazetelerini bünyesinde barındıran geniş bir yayın ağını yöneten ve günümüzde AKI ile M Platformu üzerinden organizasyonlar düzenlemeye devam eden Arslan, mesleki felsefesini ise şu sözlerle özetler: "Gazetecilikte haberi uzatmadan, özet ve anlaşılır bir dille sunmak esastır; bilgi ve etik kadar doğuştan gelen yetenek de gerektiren bu meslekte herkes haber yazabilse de herkes gerçek anlamda iyi bir gazeteci olamaz."






29 Aralık 2024 Pazar

2025 yılından itibaren bu sayfadan taşınıyoruz

Sevgili okurumuz ve takipçilerimiz  2025 yılından itibaren
Name Gazetesi Mehmet Ali Arslan blogunda yayınlarına devam edecek.



Mehmet Ali Arslan



Yerelden Ulusala Uzanan Bir Medya İmparatoru: Kral ve İmparator lakaplı Gazeteci, Yazar: Mehmet Ali Arslan


1975 Ardahan doğumlu Mehmet Ali Arslan, hayatının büyük bir kısmını İstanbul ve memleketi arasında gidip gelerek geçirdi. Askerlik yıllarında başlayan gazetecilik tutkusu, onu bugün Türkiye'nin en tanınmış medya isimlerinden biri haline getirdi.

"İmparator" ve "Kral" lakaplarıyla anılan Mehmet Ali Arslan, sadece gazetecilikle kalmayıp, başarılı bir girişimci ve organizatör olarak da dikkat çekti.
Mehmet Ali Arslan'ın yayın ağı oldukça geniş. İmparator Gazetesi, Name Gazetesi, Kral Gazetesi gibi birçok ulusal internet gazetesinin yanı sıra, İstanbul, Ardahan, Kars ve Iğdır gibi şehirlerin haber sitelerini de bünyesinde bulunduruyor.

Aynı zamanda başarılı bir organizatör olan Arslan, ülke genelinde çeşitli etkinlikler düzenledi. Özel günlerin mimarı olarak'ta bilinen Arslan, 2000 yılında her ilin ve insanının özel bir dünya günü olmalı önerisinde bulundu. Sonraki yıllarda 2014'te Ardahanlılar'la birlikte Dünya Ardahanlılar Günü'nü, 2024 yılında ise Karslılar'la beraber Dünya Karslılar Günü'nü ilan etti.

2014 yılında Türkiye'de ilk kez doğrudan halk oylamasıyla yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı olan Mehmet Ali Arslan, siyasete de kısa bir süre ilgi gösterdi. Yasal şartlar nedeniyle adaylıktan çekilse de, bu deneyim ona farklı bir bakış açısı kazandırdı. Siyaset deneyimi, girişimci ruhunu daha da güçlendirerek farklı alanlarda projeler üretmesine olanak sağladı

İnternetin ilk yıllarında Mehmet Ali Abi ve Kral internet siteleriyle dikkat çeken Arslan, "internete ilk Alemde Tek" ve "Yazıyorum çünkü Herkes okuyor" sloganlarıyla onlarca kişisel sitenin yanı sıra halka açık yüzlerce internet sitesi ve binlerce blog kurdu. Günümüzde popüler olan sosyal medya platformlarının olmadığı bir dönemde, Arslan internet dünyasında öncü bir rol üstlendi. 1998 ve 2005 yılları arasında kurduğu sohbet siteleri, spor siteleri ve email siteleri gibi platformlar, günümüz sosyal medya sitelerine benzer özellikler taşıyordu
Ardahan, Kars ve Iğdır'ı ilk internette yayınlayan Arslan, "internete ilk Alemde Tek" sloganıyla bu üç ilin site ve blog sayfalarında önemli bir iz bıraktı. Bu slogan, günümüzde de Mehmet Ali Arslan'a bağlı birçok ulusal ve uluslararası internet sitesinde kullanılıyor.

90'lı yıllarda Türkiye'de internetin yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı bir dönemde, Arslan'ın kullandığı "İnternette ilk Alemde Tek" sloganı, o dönemde bu bölgelerde yaşayan insanların internet ile tanışmasına vesile oldu ve kısa sürede dikkat çekti. Bu slogan, sadece bir kelime veya ifade değil, aynı zamanda o dönemin Türkiye'sinde internet kullanımının ne kadar sınırlı olduğunu ve insanların bu yeni teknolojiye olan merakını gösteriyor
Mehmet Ali Arslan'ın 1998 yılında Ardahan, Kars ve Iğdır bölgelerinde kullandığı slogan, Türkiye'de internetin ilk dönemlerine ışık tutan önemli bir örnek. Arslan daha sonraki yıllarda bu sloganı, kendisine ait bir çok ulusal ve uluslararası site, sayfa, blog ve sosyal medya platformlarında kullandı.

Mehmet Ali Arslan, yerelden ulusale uzanan bir medya imparatorluğu kurmuş, başarılı bir organizatör, girişimci ve internetin ilk dönemlerinin öncü isimlerinden biri olmuştur. "İnternete ilk Alemde Tek" sloganıyla başlattığı yolculuk, Türkiye'de internetin gelişimine önemli katkılar sağlamış Bir çok yerel ve ulusal gazeteninde dijital gazeteciliğe geçmesine vesile olmuştur. Mehmet Ali Arslan'ın bu çalışmaları bir çok kitap, gazete, dergi ve internet sitesinde konu edilmiştir


Name Gazetesi yeni formatında yayında

Sevgili okurumuz 2025 yılından itibaren
Name Gazetesi Mehmet Ali Arslan blogunda yayınlarına devam edecek


YAŞADIĞIMIZ İYİ VE KÖTÜ OLAYLAR 2024



YAŞADIĞIMIZ İYİ VE KÖTÜ OLAYLAR 2024  yılında Türkiye'de yaşanan önemli olaylar.

16 Ocak - Muğla'dan Mardin'e giden bir yolcu otobüsünün Mersin'in Aydıncık ilçesinde devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 9 kişi öldü, 30 kişi yaralandı

19 Ocak - Alper Gezeravcı, Dragon V2 uzay aracı ile uzaya giden ilk Türk oldu

25 Ocak - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç'in NATO'ya başvurusu kararını imzaladı ve onayladı

28 Ocak - İstanbul Sarıyer ilçesinde bulunan Meryem Ana Doğuş Kilisesi'ne IŞİD tarafından gerçekleştirilen saldırıda bir kişi hayatını kaybetti

6 Şubat - DHKP-C tarafından İstanbul Adliye Sarayına düzenlenen saldırı sonucu 1 sivil öldü, 3'ü polis 5 kişi yaralandı

13 Şubat - İliç maden kazası: Erzincan'ın İliç ilçesindeki bir altın madeninde toprak kayması meydana geldi. Kazada maden şirketinin 9 çalışanı öldü

31 Mart - 2024 Türkiye yerel seçimleri gerçekleştirildi.
31 Mart'ta yapılan yerel seçimlerde CHP büyük bir zafer kazandı.

2 Nisan - 2024 Gayrettepe gece kulübü yangını: İstanbul'un Beşiktaş ilçesinin Gayrettepe semtinde bir gece kulübünde tadilat sırasında çıkan yangında 29 kişi öldü.

14 Nisan - Fenerbahçe kadın basketbol takımı üst üste 2. kez EuroLeague Kadınlar şampiyonu oldu

27 Nisan - Meral Akşener'in aday olmadığı İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı'nda Müsavat Dervişoğlu genel başkanlığa seçildi

1 Mayıs - İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla alınan tedbirler kapsamında sabah erken saatlerden itibaren Taksim Meydanı'na çıkan yollar ve çok geniş bir alan trafiğe kapatıldı

5 Mayıs- 2023-24 Kadınlar Süper Ligi şampiyonu Galatasaray oldu.

23 Mayıs - 2023-24 Türkiye Kupası şampiyonu Beşiktaş oldu

26 Mayıs - Galatasaray, 2023-24 Süper Lig şampiyonu oldu

4 Haziran - Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı'ndan eğitim için kalkan SF-260D tipi eğitim uçağı kaza kırıma uğradı, iki pilot şehit oldu.

20 Haziran - Diyarbakır Çınar'da başlayan ve rüzgarın etkisiyle Mardin Mazıdağı'na sıçrayan yangında 15 kişi ölürken 72 kişi yaralandı.

29 Haziran -  2024 FIBA 17 Yaş Altı Basketbol Dünya Kupası İstanbul'da yapıldı.

2 Temmuz - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca görevden alınırken yerine İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu atandı

9 Temmuz - Türkiye'nin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu Türksat 6A SpaceX işbirliğiyle uzaya gönderildi

18 Temmuz - TFF'nin yeni Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu oldu.

24 Temmuz - Türkiye U20 Kadın Voleybol Takımı Balkan şampiyonu oldu

28 Temmuz - Sokak hayvanları ile ilgili düzenlemeler içeren kanun yasalaştı

30 Temmuz - Şevval İlayda Tarhan ve Yusuf Dikeç'ten oluşan 10m Havalı Tabanca Karışık Takımı Olimpiyatlarda Türkiye'nin atıcılıktaki ilk madalyasını kazandırdı

3 Ağustos - Süper Kupa finalinde Galatasaray'ı 5-0 yenen Beşiktaş şampiyon oldu.

17 Ağustos - Türkiye U20 Kadın Voleybol Takımı Avrupa Şampiyonu oldu

31 Ağustos - TSK tarihinde ilk kez Kara, Hava ve Deniz Harp Okulları birincileri kadın teğmenler oldu.

4 Eylül - Ankara'da törenle karşılanan Abdulfettah es-Sisi, 12 yıl sonra Türkiye'yi ziyaret eden ilk Mısır Cumhurbaşkanı oldu. 

12 Eylül - Galatasaray kadın voleybol takımı Balkan Kupası şampiyonu oldu.

22 Eylül - Arkas Spor erkek voleybol takımı Balkan Kupası şampiyonu oldu

30 Ekim - Dünya Karslılar Günü ilan edildi Her yıl aynı tarihte kutlanılmak üzere Dünya Karslılar günü ilan edildi. Ve Dünya genelinde binlerce Karslı tarafından kutlandı.

31 Ekim - Esenyurt Belediyesi'ne kayyum atandı. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasının ardından belediyeye İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy kayyum olarak getirildi.

4 Kasım - DEM Parti yönetimindeki Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyum atandı.

22 Kasım - DEM Parti yönetimindeki Tunceli ve CHP yönetimindeki Ovacık belediyelerine kayyum atandı

29 Kasım - DEM Parti yönetimindeki Van Bahçesaray belediyesine kayyum atandı.

24 Aralık -Balıkesir'de bir mühimmat fabrikasında meydana gelen patlamada 13 kişi öldü, 5 kişi yaralandı

28 Aralık - Narin Güran cinayeti davasında karar açıklandı 
21 Ağustos'ta kaybolduktan 19 gün sonra 8 Eylül'de Eğertutmaz Deresi'ne gömülü halde bulunan,
Narin Güran cinayeti davasında karar açıklandı. Anne, ağabey ve amcaya ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Narin'in cesedini dere yatağına taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar ise 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

23 Ekim 2024 Çarşamba

30 ekim Dünya Karslılar günü

KARS VE DÜNYA KARSLILAR GÜNÜ

KARS
Kars, 5000 yıllık köklü bir tarihe sahip, Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biridir. Anadolu MÖ 9 ve 6. yüzyıllar arasında Urartular döneminde altın çağını yaşarken, Kars'ta da medeniyetin ilk izleri görülmeye başlanmıştırn
Van'ın Tuşpa yöresindeki Çavuştepe'de inşa edilen 2800 yıllık su kanalları, Urartuların gelişmiş mühendislik becerilerinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Ardından bölgeye Persler, Büyük İskender ve Romalılar egemen olmuş 
her bir dönem Kars'ın kültürel dokusuna farklı renkler katmıştır. Osmanlı, Rus ve Ermeni mimarilerinin etkileşiminden oluşan özgün bir yapıya sahip olan Kars, farklı etnik kültürleri barındırmasıyla da dikkat çeker. Şehir, yüzyıllar boyunca birçok  medeniyete ev sahipliği yapmış, bu sayede zengin bir kültürel mirasa sahip olmuştur. 

DÜNYA KARSLILAR GÜNÜ 
Dünya Karslılar Günü, gazeteci yazar Mehmet Ali Arslan'ın Milenyum yılı 2000 yılında her şehrin kendine özel bir günü olması gerektiği düşüncesiyle ortaya çıktı. 2014 yılında Ardahanlılarla birlikte Dünya Ardahanlılar Günü'nü ilan eden Arslan, aynı yıl Karslı hemşehrileriyle de bu konuda görüşerek Dünya Karslılar Günü projesini başlattı.

Uzun süren çalışmaların ardından, Dünya Karslılar Günü resmi olarak 2024 yılında ilan edildi. Her yıl 30 Ekim tarihinde kutlanan bu özel gün, Karslıların bir araya gelerek kültürlerini, geleneklerini ve değerlerini paylaşmalarına olanak tanıyor. Dünya Karslılar Günü, hem Kars'ın tanıtımına hem de Karslıların birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirmesine katkı sağlıyor. Bu özel gün bireysel veya toplu olarak kutlanılıyor.

 #DÜNYAKARSLILARGÜNÜ
#KARS 
#30EKİM

13 Ağustos 2024 Salı

30 Ekim Dünya Karslılar günü ilan ediliyor

30 Ekim Dünya Karslılar günü ilan ediliyor

Mehmet Ali Arslan Dünya Karslılar günü için Karslılar’la görüşmeye devam ediyor.

2014 yılında ilan edilen Dünya Ardahanlılar günü’nün mimarı Gazeteci yazar: Mehmet Ali Arslan 30 Ekim Dünya Karslılar günü için Karslılar’la görüşmeye devam ediyor.
Uzun senelerdir “Karslılarında özel bir günü olmalı 30 Ekim Dünya Karslılar günü ilan edilsin diyen” Mehmet Ali Arslan bu kapsamda Karslılar’la görüşmeye devam ediyor. Dünya Karslılar günü 30 Ekim 2024 tarihinde ilan edilmesi bekleniliyor.


T-News

16 Haziran 2024 Pazar

Mehmet Ali Arslan Name Gazetesi


Giriş
 Ana Site




Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

Name Gazetesi






Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

27 Nisan 2024 Cumartesi

Ardakon'dan Ardahan Yapay zeka kitabı





Kısa adı (ARDAKON) Olan ve Merkezi İstanbul'da Bulunan Ardahan Konfederasyonu Bünyesinde Ardahan yapay zeka kitabı çıkarıldı. Eser niteliği taşıyan bu çalışma hakkında bilgi veren Ardahan Konfederasyonu 
Başkanı Sami ATICI 
"Bu kitap alanından uzman Bir çok akademisyen tarafından hazırlandı" dedi. Sami ATICI kitap halkında Sosyal medya hesabından birde bilgilendirme paylaşımı yaptı. Başkan, Atıcı'nın paylaşımı şu şekilde.



"TÜRKİYE’DE BİR İLK ! 
DÜNYADA BİR İLK ! 

Türkiyede yapay zeka ile yazılan ilk kitap.
Dünyada Kalkınmada yapay zeka ile yazılan ilk kitap. 

"Ardahan'ın Yükselişi: Potansiyelden Gerçeğe" - Türkiye'nin İlk Yapay Zeka Destekli Kitabı Ardahan’ın Bölgesel Kalkınma Kitabı

Yenilikçi Çözümlerle Ardahan'ın Geleceğine Işık Tutan Yapay Zeka Destekli Araştırma

Yapay zeka teknolojisinin yardımıyla, Ardahan'ın kalkınma potansiyelini en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor. Türkiye'de yapay zeka kullanılarak hazırlanan ilk kalkınma odaklı kitap olma özelliği taşıyan bu eser, bölgenin zengin mirasını ve keşfedilmemiş potansiyellerini ortaya koyuyor.

Yapay Zeka ile Derinlemesine Analiz: Kitap, Ardahan Üniversitesi koordinatörlüğünde bir araya gelen akademisyenler, iş insanları, STK temsilcileri ve il yönetim temsilcilerinin tespit ettiği sorunları yapay zeka ile analiz ederek önceliklendiriyor. Yapay zekanın katkılarıyla, Ardahan'ın karşılaştığı zorluklara yönelik en etkili çözüm önerileri belirleniyor. Bu süreç, bölgenin sosyo-ekonomik yapısını dönüştürmeyi hedefleyen stratejik ve uygulanabilir önerilere dönüşüyor.

Çözüm Odaklı Yaklaşımlar: Yapay zekanın kendisinin de aktif olarak öneriler sunduğu kitap, turizm, tarım, hayvancılık, eğitim ve altyapı gibi çeşitli alanlarda yaşanan sorunları ele alıyor. Özellikle Ardahan'ın turizm potansiyelini maksimize etmek, sürdürülebilir tarım pratiklerini teşvik etmek ve eğitim kalitesini artırmak için yapay zekadan elde edilen verilerle desteklenen çözümler sunuluyor.

Türkiye Genelinde İlham Verici Bir Model: "Ardahan'ın Yükselişi: Potansiyelden Gerçeğe" kitabı, Türkiye'nin diğer illeri için de bir ilham kaynağı olmayı hedefliyor. Kitap, diğer bölgelerin de kendi iç dinamiklerini anlamaları ve kalkınma stratejilerini geliştirmeleri için yapay zeka kullanımının önemini vurguluyor. Bu bağlamda, her il’e gönderilecek olan kitaplar, yerel yönetimler ve politika yapıcılar için değerli bir rehber niteliğinde.

Levent Karadağ tarafından derlenen, Doç. Dr. Tayfun Yıldız’ın katkılarıyla hazırlanan yapay zeka destekli bu kapsamlı çalışma, Ardahan'ın ve Türkiye'nin diğer bölgelerinin sosyo-ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefliyor. "Ardahan'ın Yükselişi: Potansiyelden Gerçeğe", bölgesel kalkınma konusunda yeni bir sayfa açmayı ve kalkınma politikalarında yapay zeka kullanımının potansiyelini ortaya koymayı amaçlıyor.

Bu öncü çalışmanın Türkiye'nin diğer illeri için de bir ilham kaynağı olarak olduğunu söyleyen Ardahan Konfederasyonu Genel Başkanı Sami Atıcı “ Kitap, Ardahan'ın kalkınma modellerini başka bölgelere aktararak, yapay zekanın rolünü ve potansiyelini gözler önüne seriyor,  
Ardahan ve Türkiye'nin geleceğine yönelik umut ve heyecan verici bir yolculuğa çıkaran bu kitap, Ardahan'ın sosyal ve kültürel gelişimine katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Hemşerilerimizi ve tüm ilgilileri, bu değerli çalışmayı incelemeye ve Ardahan'ın geleceğine ortak olmaya davet ediyoruz”.
Sami ATICI


İmparator Gazetesi

26 Nisan 2024 Cuma

Fenerbahçe Beşiktaş Derbisi

Fenerbahçe Beşiktaş


Fenerbahçe Beşiktaş Derbisi Bu akşam. Sizce Derbiyi kim kazanır?


Trendyol Süper Lig 34. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş kozlarını Kadıköy'de paylaşacak. Fenerbshçe Lider Galatasaray ile puan farkını kapatmak istiyor. Beşiktaş ise Avrupa'ya gitmek için puan almak istiyor. derbi maçını Volkan Bayarslan yönetecek. Maçın saati ise 19:00

Yapay zekka saçmalığı Ardahan sarpkent oldu

Ardahan yapay zekka




Bir internet kullanıcısı yapay zekadan Türkiye'deki şehirlere yeni isim vermesini istedi. Şehirlerin meşhur olduğu unsurlar üzerinden yeni isimler geliştiren yapay teknoloji, şehirlere yeni isimler üretti. Şehirlere yeni isimler üreten yapay zeka Ardahan’ın ismini “Sarpkent” olarak önerdi.


Sarpkent Balıkesir Ayvalık'ta bulunan bir site adıdır.

Yapay zeka insanlar da dahil olmak üzere hayvanlar tarafından, doğal zekânın aksine makineler tarafından görüntülenen zekâ çeşididir

Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

21 Nisan 2024 Pazar

SÜPER KITA PANGEA




SÜPER KITA PANGEA
Hazırlayan: Bilhan Akkaya 
Günümüz kıtaları oluşmadan önce Dünya karaları bir bütündü. 

Pangea; büyük bir dünya yüzeyinden oluşan süper kıtaydı. Erken Paleozoik ve Mezozoik dönemlerinde var oldu, yani yaklaşık 335 milyon yıl öncesinden bahsediyoruz.

Yaklaşık 175-200 milyon yıl önce, Triasic'in sonları ve Jurasic'in başlangıcı arasında, bu devasa sağlam kütle, tektonik levhaların hareketleriyle ayrılmaya başladı ve bugün bildiğimiz kıtaların oluşumuna yol açtı.

Kıta sürüklenmesinin geleceğini tahmin etmek için oluşturulan bilgisayar simülasyonlarına göre; önümüzdeki yüz milyon yıl içinde, mevcut kıta kütleleri tekrar bir araya gelecek ve Son Pangea adı verilen yeni bir süper kıta oluşturacak.

Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

18 Nisan 2024 Perşembe

Fenerbahçe Avrupa Konferans ligine veda etti

Fenerbahçe



Fenerbahçe Avrupa Konferans ligine veda etti. Yunan ekibi Fenerbahçe'yi yenerek yarı finale yükseldi
Maç sonucu: Fenerbahçe 1-0 Olympiakos
(Penaltılar: 2-3)


#Fenerbahçe #Olympiakos #spor #Galatasaray #Beşiktaş #TFF #UEFA #FIFA



11 Nisan 2024 Perşembe

Ardahan ve Kars'ta mera hazırlığı




Havaların ısınmasıyla birlikte ahırlarda kışı geçiren hayvanlar meralara yayılmaya başladı.

 Kars Selim’de sıcak havayla birlikte yaşanan sıcak hava kırsal kesimde canlılıkların yaşanmasını sağladı. Selim’de güneşli havayı fırsat bilen hayvan yetiştiricileri hayanları kaldıkları ağıllardan çıkartarak meralara sürdüler.

Karın eridiği alanlarda hayvanları otlatmaya çalışan hayvan yetiştiricileri, baharın gelmesiyle tasarruf ederken, hayvan sürüleri de uzun zamandır kaldıkları ahırlardan çıkarak geniş alanlarda hem otlanma hem de gezinme imkanı buldu.

Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

9 Nisan 2024 Salı

Ramazan Bayramınız kutlu olsun.

Ramazan Bayramınız kutlu olsun.




Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

8 Nisan 2024 Pazartesi

Birliktelik İllaki Mezarlıklarda mı Olacak?





Birliktelik İllaki Mezarlıklarda mı Olacak?

Sanırım sizlerde dikkat ediyor ve siz de benim gibi 'keşke her gün seçim ve ölü olsa' diyorsunuzdur... Çünkü başta cenazelerde olmak üzere insan topluluğun olduğu her yere damlayan siyasilerin bol kepçeden vaatleri gibi başta o siyasilerden başka zaman randevu alamayan, özel isteklerde bulunma fırsatı yakalamak en önemlisi de kendilerini göstermek cenaze törenlerini kaçırmadıklarına sıkça şahit olmaktayız.
Evet, yeni bir seçim öncesi sıça yaşanan bu manzaraların en sonuncusu geçtiğimiz yıllarda kayıp ettiğim bir yakınımı toprağa verdikten sonra bu yöndeki düşüncelerimi ele aldığım aşağıda ki yazıda anlatmaya çalışmıştım.
Gerçi bu yazıyı okuyanların hemen hepsinin benim bu anım gibi bir anısı var hem işsiz kalamamak için hala terk etmeye devam ettiğimiz memleketim Ardahan'da hem de doymak için doğdukları yerlerden göç edip, geldikleri İstanbul ve diğer batı kentlerinde bizzat bu tür anıları yaşarlarken..
İşte o anılardan biri de bizleri İstanbul'la tanıştıran, bir odalı evinde misafir eden, ekmeğini, suyunu bizlerle paylaşan ve geçtiğimiz yıllarda hayata göz yumup, giden Yakup Yılmaz amcamın başta Harziyanlıların (Şişka) olmak üzere birçok dost akrabanın İstanbul'a ilk geldiğinde ilk ve aylarca, yıllarca kaldıkları evin önünde gözlerimi yaşartırken, uzun uzun da düşündürmüştü.
Rodi abinin whatsApttan genç yaşta iki kardeşini kayıp eden bana attığı 'Bıra' adlı Kürtçe parçayı devalarca dinleyip, sessizce ağlamaya çalışıp, artık zor görmeye başlayan yorgun gözlerimde akan damlacıkları kimseye çaktırmamak için çocuk gibi sağ kolumla silerken onca sevdiğimizin ölümü gibi beni derinden üzen Yakup amcanın evine ilk geldiğimde bugün üzerinde geçmek için saatlerce trafikte kaldığımız 1. Boğaz Köprüsünün yapılıyordu.
Bölgede heyecan vardı, amcalarım, dayılarımın, akrabalarımın, köylülerimin hala yaşadığı, bugün her biri yetilin bir fert, makam sahibi olmuş çocuklarını tanımadığım Beykoz'da, Kavacık'ta, Rüzgarlıbahçe'de devasa kamyonlar gelip, geçerken bugün bir çoğumuzun unuttuğu, aklına bile getirip, mezarlıkta da olsa ziyaret etmediğimiz nice insanın emeği ile ilmik, ilmik örülen ve Boğaz köprüsü yani hala tartışılan darbe kalkışması ardından adı'15 Temmuz Köprüsü' olarak değiştirilen o köprünün bölgeyi elit ve sizinkiler misali bizimkilerinde hala tapusu olmayan, gecekondular da otururken diğer taraftan boğaz manzaralı villalarla doldurduğu gibi İstanbul'u da güzelleştirmişti..
Evet, bugün hala kan ağlayan ülkeler arasına olduğu gibi daha dün komşu olan, kız, alıp veren aileler arasına sokulan fesat, nifaklar dolaysıyla köyümde yaşanan, hala devam eden göçü tetikleyen 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir kan davası sonucu hayata göz yuman Hamza amcamın yanı sıra Cemil amcalarımın da yıllarca çalıştığı o köprünün yapıldığı yıllarda ki gece kondular gitmiş yerlerine plazalar dikilmiş olsa da o yılların anıları her yerde ekmeğini, suyunu bizlerle bölüp, İstanbul'a tırnak tutturmamıza yardımcı olan rahmetle andığım Yakup amcanın evinin önünde de vardı...
Cenazesine gelenlerin büyük bölümünün Yakup amca ve onun gibi büyüklerin kendilerinde olan haklarını helaliğini almak için o İstanbul'a ilk geldiklerinde gördükleri, yaşadıkları evin önünde bir araya geldiklerini bir kez daha görürken bir şeyi fark ettim.
Ve üzüntüme yeni bir üzüntü katarak, uzun uzun düşündüm..
Bu düşünceli halim yer kalmadığı için ölen insanların üst üste gömüldüğü mezarlıkta da sürdü..
Çünkü gerek bir çoğumuzun anılarının yaşandığı evinin önünde gerekse Yakup amcamızı toprağa verdiğimiz mezarlıkta bir araya gelen Ardahanlıların, bugün nüfusu 20 Milyonu bulan İstanbul'da kayıp olmamak için ilk yıllardaki gibi bugün de bir birlerine tutunmaya devam ettiklerini de görüyordum..
Ama bir farkla..
Ya cenaze de ya da düğünde bunu yapmaya çalışmaları dışında başta siyasette, stk'da, güçlü bir lobicilik iddiasında bulunanları bu yöndeki fikirlerinde olmak üzere ihtiyaç duyulan başka yerde ayrılıyor, ayrılışıyordular..
Evet,  birçok sevdiğimizi bizden alan ve bir gün bizi de kucaklayacak olan toprağı izlerken Yakup amcamın evinin önünde biriken, el ele, kol kola girip, hal hatır sorarak mezarlığa kadar birlikte giden Ardahanlıların o çok istenen ama bir muhtarları bile olmayan Beykoz'da olduğu gibi İstanbul genelinde yılladır oynan ayak oyunları ile başta siyasette olmak üzere bir türlü istenen seviyeye gelemeyen birlikteliği mezarlıkta olabiliyordu...
Yani derneklerin, federasyonların, siyasilerin, irili, ufaklı çıkar menfaatlerinin bir araya getiremediği kobuğ yemenin verdiği hainliğin, çekememezliğin etkisinin de olduğu bölüp, parçaladığı Ardahanlılar gibi insanların bir ölü, bir cenaze, bir düğünün bir araya getirmeyi başardığını görüyordum Allah rahmet etsin dediğim Yakup amcamın cenazesinde...
Benimde içinde bulunduğum batıda ki stk'ların her biri ayrı telden çalıp, bir araya getirmeye çalıştığı Ardahanlıların cenazelerde, düğünlerde ortaya koydukları bu samimiyetlerini nasıl olup ta derneklere, 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' oluşturma mücadelesi veren federasyonlara taşınabileceğini de bana düşündüren Yakup amcanın cenaze töreninde anladığım tek şey biz Ardahanlıların birlikte hareket etmesi için illaki ölü ya da düğün beklediğimiz gibiydi?
Bilmem ama bir dönem başında bulunduğum ve şu anda hem de bu seçim sürecinde esamesi bile okunmayan stk başkanlığım sürecinde 'Acaba federasyonun merkezini mezarlığına mı taşısak?' diye gülümseyerek ağlanacak halimize gülerken federasyon başta olmak üzere bu yönde ki oluşumların ölmemesi için, o oluşturulmak istenen Ardahan birlikteliğinin mezarlıklarda değil, insanlar sağken samimiyete geçtiğini anlamak yeter, artar bile..
Çünkü ne ölü haberine, nede cenazeye ihtiyaç olmaksızın Yakup amcamın evinin önün de ortaya konulan samimiyet insanlar hayattayken olsa daha güzel olmaz mı?
Bilmem ama sanırım biz insanlar değerleri kayıp etikten sonra daha iyi anlıyor, ağlıyoruz.
Ve mezarlıkta çıktıktan sonra o birlikteliği de çok kısa sürede hemen unutup, yeniden başa sarıp, giderken yeniden bir araya gelmek için  ölü haberini beklerken sağ iken darmadağın oluyoruz gibi..
Fakir YILMAZ


Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

23 Mart 2024 Cumartesi

Devrim Demirel Yazdı ✍ Ardahan Kalesi




Muhterem kari geçen hafta Çıldır Rabat köyünde kalmıştık. Silahları ile gömülenlerin mezarlarının arasında köyden üç terekeme balası buldu bizleri. Güzelce mezarlığı, köyü ilerde meşum bi kayalık gibi görünen Albız Kalesini anlattılar ve iyice meraklandığımı görünce bizi kaleye götürmeye karar verdiler. Düştük yola. Bir derin vadi hayal edin kenarında bir eşeklik yol, dipte Karaçay deresi Kür ırmağına doğru akıyor, bazı noktalardan da Aktaş (Hozepin) gölü görünüyor. Yaklaşık 2 km sonra daha ince bir yol, vadi içindeki ada benzeri bir yükselti üzerine inşa edilmiş tabii uzantısı halindeki kaleye bağlanıyor. Garip bir mimari, kapı yola karşı değil girişte inşa edilmiş, tünel keskin sağa dönüşle kısa bir menfezle kapıya ulaşıyor ki o da koçbaşıyla kapıya yüklenilmesin diye icat edilmiş. Kale su sarnıçları, ambarları, hapishanesi ve şapeliyle bir Orta Çağ Gürcü kalesi. Çıldır 1578’de fethedildiğinde Osmanlılara geçmiş. Kaynaklara göre Hristiyan inancına mensup Kıpçak Türkü atabekler o vakit İslam’a geçip varlıklarını sürdürmüşler. Osmanlı zamanı sancak olan Çıldır, Gürcüler ve Safevilerle savaşlarda mühim bir rol oynamış. Sohbet ederek köye döndük, çocuklara bi şeyler vermek istedim. Onlara hazırlıksız olduğumu, Çıldır’a gittiğimi, dönüşte köye inen ana yoldan sapak yerdeki taşın altına onlara Çıldır’dan alacağım şeker ve çikolata gibi şeyler bırakacağımı, oraya gelince korna çalarak haber vereceğimi söyledim ve ayrıldık terekeme balalarıyla. Gide gide vardık adına hastane denen Sağlık Ocağı benzeri yere. Emekliliğini bekler, şivesinden yerli olduğu belli bir hekim arkadaş bir memura ilaç yazıyordu. Az bekledik. Yanında akıl hocası olduğu her halinden belli hayli geçkin, zamanın ufalayamadığı bir sağlık memuru, yandaki lojmandan terlikleriyle gelmiş bir ebe, her biri Cumhuriyetin bir yerlerinden çıkıp gelmiş Çıldır’da buluşmuş. Bi çay içelim derken mevzu açıldı “sebebi ziyaretimiz, Otoklavınızı bizim oğlana istemek”. Nuh diyor doktor ötesi yok. Ara sıra sağlık memuruna bakınca o tabii ki “hocam devletin malını kime nasıl veririz” diye destek çıkıyor; ebe hanım bu hiç çalışmadı ki diye ortadan konuşuyor. O vakit dayanamayıp “burada en eski kim” dediğimde sağlık memuru elini kaldırdı ve ona sordum “bu cihaz geldiğinde burada mıydınız?” “Evet” dedi “peki hiç çalıştı mı, teslim tutanağı nerede?” deyince “ben teslim aldım ama geç vakitti evde imzaladım, o vakit doktor yoktu” dedi. İş anlaşıldı: Aynı tezgâha gelmişlerdi. Cihazın yanına gittik, elektrik düğmesini açtık cereyan geliyordu. Öğrendim ya yüklendim su giriş borusuna “durun, durun ne yapıyorsunuz” demelerine kalmadan ucu elimde kaldı. Duvarın içine borunun ucunu gömüp, geç oldu gidiyoruz dümeniyle kâğıdı imzalatmışlar gerisini sen yaz. Susuz yolunda Kars girişinde Dilber hanımın vaktiyle çalışmış olduğu bir mekân var Cennet Turistik Tesisleri adı ile maruf. Eee ne diyelim, analarının mekânı Cennet olsun inşallah. Herhalde akşam da orada paraları ezmişlerdir. Boruyu eline alınca sağlık memurunun süngüsü düştü “hocam teslim tesellüm evrakıyla veririz bizim de sorumluluğumuz gider” diye yan yaptı, bastım imzayı yüklendik cihazı, bende bi keyif ki sorma, peşin satan gibi kuruldum arabanın ön tarafına. Aklıma Rabat’taki çocuklar geldi, bi bakkalın önünde durdum ve poşeti sakız, gofret, çikolata, karamelli ne varsa püskevit dahil doldurdum. Köyün ana yol sapağına geldiğimizde ayrılalı iki-üç saat olmuştu ama balalarım bekliyorlarmış. Kornaya basmamızla beraber köyün üç ayrı yerinden üç toz bulutu yokuş yukarı yol çatına gelmeye başladı. En arkadaki oğlan inanılmaz bir deparla hepsini geçip yaklaşık 50 metre fark ile ulaşınca poşeti ona teslim ettim diğerleri de geldi çok sevindiler poşettekilere. El öptük iyi dileklerde bulunduk derken heyecanla köyden muhtar ve yanında iki kişi geldi korumacılık kaygısıyla bizim çocuklara şeker veren amca kim ola deyip onlar da gelmişti. Mevzu anlaşılınca gülüştük, salmadılar birer çaylarını içtik ayrılmadan önce silahlı mezarların hikayesini onlardan da dinledik ve düştük Göle’nin yoluna. Sevinçle yoldan buzdolabı tamircisi emekli astsubayı aradım bi otoklav daha buldum diye haber verdim. O daha da şaşırdı Çıldır da bi otoklav olmasına. Ertesi gün için sözleştik. Ardahan’dan geçerken adını bu kadar çok duyduğumuz o garip şehre, hala içinde askerlerin olduğu yüz yıllardır inkıtasız faaliyet gösteren kaleye, mazgallarına takıldı gözüm. Kura Nehri coşmuş Ardahan önlerinde göllenmiş, yabani ördek, kaz sürüleri kendi meşrebince eğlenmekte; bizim dışımızda medeniyet namına bildiğimiz her şeyin dışında bir hayat daha var ve o hayat Ardahan’da elin uzatsan yakalayacağın kadar yakın. Yolda üç kurt atladı, arabanın önünden geçip gitti; dün akşam köy yolunda bir Tilki bana seslendi. O hayat bütün haşmeti ve tılsımıyla devam ediyor burada. Ertesi gün heyecanla toplandık, montaj yerleri hazır, elektriği suyu bağladık, ne olur ne olmaz cihazı çelik kuşakla duvara da sabitledik, doldurduk suyu, kilitledik kapağı, verdik cereyanı. Harman yerinde dirgen yiyen yılı gelince pengildermiş, yattık sütre gerisine bekliyoruz;  bi fokurtular bi gürültüler bir cayırtı koptu ve basınca dayanamayan bizim cihazın bu kez de gövdesi yırtıldı. Sislerin içinde kaldık, “kesin kesin cereyanı” derken pencereler açıldı “bu da olmadı” dedi usta. Umudum hepten kesildi “g.tü ile inatlaşan en son donuna s.çar” derdi hocam. Teslim oldum, boynum büküldü “sağ olun” arkadaşlar dedim ve tam artık dağılacağımız sırada başhekim arkadaş koşarak geldi “abi abi müjde hıfzıssıhha laboratuvarında fazla bi otoklav varmış’’ deyince ümitler tazelendi. Malum doğuda akşam erken iner, iner yedi kol demiri; zaten bize de bahane gerek yıkılsın bahtımız deyip gene vurduk kendimizi alkole. Yarın sabah Sağlık Müdüründen o cihazı istemeye gideceğim, kararım kesin sert kavgacı olacağım, hiç aksine fırsat vermeyeceğim. Son söz: Sen fasulye hayal et talih belki fasulye piyazı verir
Dr. Kadir Devrim Demirel




Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

22 Mart 2024 Cuma

YOKSULUM AMA ONURLUYUM



YOKSULUM AMA ONURLUYUM

Dertten başka katığı olmayan
Vay yavan lokmam, bomboş sofram
Şu derme çatma yaşamımda
Dünya bana dert, bana dram

Şafaklarla gelmiyor günüm
Şu zor geceler bana haram
Yoksulum ama onurluyum 
Sevgim dosta izzet-i ikram

Vay kaymağı, balı olmayan
Kalaysız sinim, paslı tasım
Aşımı, ekmeğimi çalan
Tüm utanmazlar bana hasım

Gözyaşlarıma dolan acı
Bende kanayan bir yürek var
Şu zulmün terkisinde bana acı
Bitmeyen fırtına, boran var
 
Ey zeytinsiz, peynirsiz sofram
Ne vicdan kalmış ne edep, ar
Çalıp çırpanlardan bizarım
Şu dünyada ne çok zulmü var

Ucuz bucaksız cehaletle
Dillere yalan yüklemişler
Şu amansız yoksulluğu
Tüm âleme yazgı demişler

Yoksulluk elinde kalan yaşam
Çocuklar yoksulluk topluyor
Eziyet çekene 
Hep umut, umut gün bekliyor

Mehmet Çobanoğlu
13.03.2024
İstanbul

Şiir



Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi

İskender Gündüz hayatı kaybetti




Kolej Mezunu 3 dil biliyor'du Mağarada yaşıyordu. İskender ağa hayatını kaybetti.

Balıkesir Bigadiç ilçesi Akyar  mahallesinde 40 yıl  mağarada, yaşayan İskender Gündüz (80)hayatını kaybetti. 

#haber #namegazetesi #haberler #gazete



Mehmet Ali Arslan NameGazetesi Name Gazetesi